‘DİĞER ŞEHİTLERDEN BİR FARKI YOK!’ « KANAL 19 TV – Çorum Haber, Güncel, Son Dakika

16 Nisan 2021 - 07:00

‘DİĞER ŞEHİTLERDEN BİR FARKI YOK!’

‘DİĞER ŞEHİTLERDEN BİR FARKI YOK!’
Son Güncelleme :

15 Mart 2018 - 18:08

Bugün basın yayın organlarında “Cumhurbaşkanı’ndan destek bekliyor” manşetli haber ile ilgili Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu açıklamada bulundu.

Uslu, “Çorum Kargı Yeşilköy’de yaşayan Keziban Akçıl, İzmir Narlıdere Zırhlı birlikler Komutanlığı’nda terhisine 2 ay kala, İzmir’den Çanakkale’ye tren ile tank sevkiyat sırasında Eskişehir garında mola verildiği sırada vagondaki tanka çıkan er Hasan Akçıl, tankın kapağını açmaya çalışırken yüksek gerilime kapılarak kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen olaydan üç gün sonra 2000 yılında hayatını kaybetmiştir.

SALİM USLU ile ilgili görsel sonucu
Er Hasan Akçıl kardeşimiz, 5434 Sayılı Vazife Malulü Şehit olarak kabul edilmiştir. Şahadet olayının gerçekleşme nedenine göre kanun maddesi belirlenmektedir. Şehidimizin kanun maddesi 5434 sayılı kanunu kapsamaktadır. Diğer şehitlerimizden devlet nezdinde hiçbir farkı yoktur. Bu anlamda devletimiz bugüne kadar şehit ailemizi tüm şehit haklarından faydalandırmıştır.

Ayrıca Keziban Akçıl’ın haberde elinde bulundurduğu şehit yakını kartı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız tarafından düzenlenerek adresinde kendisine teslim edilmiştir. 26 Şubat 2018 tarihinde ücretsiz seyahat kartı müracaatını da yapmış olan Akçıl’ın kartı tamamlanma aşamasındadır. Hasan Akçıl kardeşimize Allah’tan rahmet ailesine başsağlığı diliyorum” dedi.

OĞLUNUN ŞEHİT SAYILMASINI İSTİYOR

İŞTE BASINDA ÇIKAN HABER

 

Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Yeşilköy’de yaşayan Kerziban Akçıl, 17 yıl önce askerde elektrik çarpması sonucu hayatını kaybeden oğluna şehitlik unvanı verilmesi için mücadele veriyor.

İzmir’de 2001 yılında askerlik görevini yaparken Çanakkale’ye tank sevki sırasında elektrik çarpması sonucu hayatını kaybeden er Hasan Akçıl şehit sayılmadı. Anne Kerziban Akçıl, aradan geçen 17 yıla rağmen oğluna şehitlik unvanı verilmesi için mücadele veriyor. Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Yeşilköy’de tek başına yaşayan Kerziban Akçıl, bankada memur olan evin tek çocuğu ve nişanlı olan oğlu Hasan Akçıl (21)’ı 27 Mayıs 2000 tarihinde askere uğurladı. İzmir Narlıdere Zırhlı birlikler Komutanlığında vatani görevini tamamlamak için gün sayan Hasan Akçıl, terhisine 2 ay kala İzmir’den Çanakkale’ye tren ile tank sevkıyatında muhafız asker olarak görevlendirildi. Sevkıyat sırasında Eskişehir garında mola verildiği sırada vagondaki tanka çıkan Hasan Akçıl, tankın kapağını açmaya çalışırken yüksek gerilime kapılarak yaralandı. Kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Er Akçıl, olaydan üç gün sonra hayatını kaybetti. Anne Kerziban Akçıl, oğlunun İzmir Narlıdere’de vatani görevini yaparken, Çanakkale’de yapılacak olan 30 Ağustos Zafer Bayramı törenleri için trenle sevk edilen tankta muhafız olarak görevlendirildiğini belirterek, “Trenin Eskişehir’de mola verildiği sırada oğlum Hasan Akçıl tankın üzerine çıkmış, o sırada yüksek gerilim çarpması sonucu patlama meydana gelmiş. Oğlumu Eskişehir Hava Hastanesi’ne kaldırmışlar. Orada ilk müdahaleyi yapmışlar. Hastaneye kaldırıldığında oğluma sormuşlar olay nasıl oldu diye? Hiç bir şey hatırlamıyorum demiş. İkinci kez sorduklarında cevap verememiş. Daha sonra oğlumu ambulansla Ankara Yanık Merkezine sevk etmişler. Bize haber verdiler. Biz hemen babasıyla birlikte Ankara’ya gittik. Burada 3 gün sonra hayatını kaybetti. Cenazesini köyümüze getirerek toprağa verdik’’ dedi.

“Acımızdan şehit sayılmadığını anlamadık”

Bugüne kadar oğlunun şehit olarak bildiklerini ve oğlunun şehit sayılmadığını ise daha sonra tesadüfen öğrendiklerini anlatan, “Oğlumu defnettikten 17 gün sonra komşu köyümüz Halıköy’e de bir şehit geldi. Daha sonra Hacıhamza köyüne de bir şehit geldi. O cenazelerin ikisine de gittim. Orada askerler mezarlıkta şehide saygı atışı ve tören yaptılar. Bizim cenaze törenimiz böyle olmadı. Niye bu şehitlerin cenazesi böyle defnediliyor da benim oğlumun cenaze töreni böyle olmadı dedim. Ben acımdan oğlumun cenazesinde hiç bir şey bilemedim. Bunu araştırdığımda bana senin oğlun şehit sayılmadı, vazife malulü sayıldı dediler. Ben de o günden sonra her zaman sesim çıktığınca yetkililerle görüşmeye çalıştım’’ şeklinde konuştu. Konuyla ilgili görüşmek için Kaymakamlığa ve İlçe Jandarma Komutanlığına gittiğini ifade eden acılı anne Akçıl, “Kaymakamlığa ve komutanlığa gittim. Ben oğlumun hakkını arıyorum, ben devletten şehit sayılmasını istiyorum. Ben devlete 21 yaşında oğlumu gönderdim. Onlar bana beş harfi çok görüyorlar” şeklinde konuştu.

“Cumhurbaşkanımızdan destek bekliyorum”

Daha sonra ilçe kaymakamıyla birlikte Jandarma Komutan’ının kendisini ziyarete geldiğini kaydeden Keziban Akçıl, “Kaymakam bey ve komutan ziyaretime geldi. Kaymakam bey bana herhangi bir ihtiyacın var mı, kömürün var mı? diye sordu. Ben de kendisine benim her şeyim var. Hiçbir şeye ihtiyacım yok. Ben sadece evladımın şehitliğini istiyorum. İhtiyacı olanlara verin. Benim alacak gücüm var dedim. Beni unutmayın beni ziyaret edin bu bana yeter dedim. Benim maddi olarak hiçbir beklentim yok. Ben sadece evladımın şehitliği istiyorum dedim” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmek istediğini belirten acılı anne, “Kaymakam beye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da yanına gitmek istiyorum, keşke oraya da ulaşabilsem ama ulaşamıyorum. Geçenlerde Çorum’a geldi dediler fakat nereye ulaşayım, nereye gideyim. Gitsem yanaşamazdım. Bu konuyu kendisine anlatmak isterdim. Benim oğlum neden şehit sayılmasın? Askeriyenin emriyle tankın üzerinde gitmiş. Askeriyenin hastanesinde vefat etmiş. Böyle olur da nasıl şehit sayılmaz. Onlar şehit saysa da saymasa da benim oğlum Allah katında yine şehit ama resmiyette de neden şehit olmasın. Benim şimdi başka çocuklarım olsa askere gönderirken düşünürüm. Siz olsanız düşünmez misiniz?’’ diye isyan etti.

“Oğlumun şehit sayılmamasında ihmaller var”

Oğlunun şehit sayılmamasında ihmallerin bulunduğunu ve bu ihmallerin ortaya çıkmaması için de oğlunun şehit sayılmadığını iddia eden anne Kerziban Akçıl, “Benim oğlum yoğun bakımda ifade veremeyince, kazada diğer görevliler kendilerini kurtarmak için bir şeyler yaptılar. Oğlumun konuşma imkanı olmadı. Ben bir anne olarak oğlumu 3 gün ekrandan izledim. Yanına bile giremedim. İlk gece sadece bir kez el salladı. Sonra zaten vefat etti. Çok acı bir şey. Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın. Evlat acını ben yaşadım hiç kimse yaşamasın. Ben şimdi korkumdan televizyon bile açamıyorum. Afrin’de şehit olur duymayayım diye. Ben aradan 17 yıl geçmesine rağmen bu yanlışlığın düzeleceğine inanıyorum. Yetkililere sesleniyorum sesimi duysunlar” ifadelerini kullandı. (İHA)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.